|
ORDA
BİR KÖY VAR UZAKTA...
Orda bir köy var. Başınızı kaldırıp kuzey
rüzgarlarının estiği tarafa doğru bakarsanız şimal
yıldızı gibi sizi selamlayan, size göz kırpan bir
SIRÇALI görürsünüz.
Gitmeyeceğiniz kadar uzak, görmeyeceğiniz kadar da değersiz
bulursanız Sırçalıyı, güzelliklerini size göstermeye
tenezzül etmeyecektir .
Sırçalı Yaylasından, Madanlardan, Kepezden, Hestem'den kopup
gelen yeşil orman denizinin bittiği noktada, bir köy
vardır işte o köy bizim köyümüzdür.
Uzundere çayını beklemektedir; öte yaka mahallesi, değirmen
yanı, eski su değirmenleri..
Düşman başına musallat olası ekonomik şartlar; kiminin
oğlunu, kiminin kızını, kiminin torunu gurbete
çıkarmıştır.
Sırçalı Köyünün sakinleri gurbetteki çocuklarını ve
sevdiklerini bayramlarda, tatillerde, düğünlerde
bülbülün güle hasreti kadar bağrına basmak için
beklemektedir.
Sırçalı Köyü emekli köyü halini andırır gibidir. Bilesiniz
Köyde sizi bekleyen babanız, anneniz, kardeşiniz ve
sevdiğiniz vardır. Benden kimse kalmadı diye düşünmeyin
ha üzülmeyin sakın! Mutlaka vardır bir hısım bi akraba
bi arkadaş, içiniz rahat olsun köyümün insanı
beklemektedir sizi..
Bir gün içinizden geçerse; uzaklardan sevmek aşkların en
güzeli sözünü unutup da yakından görmeyi düşünür,
gözlerinizi dinlendirecek bir manzara arar, gününüz ve
yaşamınızdan farklı bir tad almak isterseniz! Mudurnu
Yolu Dedeler Sapağından sola dönün ve 12 Km lik virajlı,
yokuşlu ve inişli yollardan sonra Sırçalı Köyüne ulaşın!
Yolculuğunuz bittiğinde; ilk anda gördüğünüz sıradan, bildik
köy manzarası sizin hayallerinizi boşa çıkarmış olabilir
ama Sabırlı olun! Yaz gibi sıcaktır köyümün insanı,
akşam ay ışığı altında nereye giderseniz gidin çam
kokusu, çekirge sesleri ve dağ kekiği kokularının estiği
yöne doğru kendinizi köyümün o eşsiz doğasına bırakın...
Etraftaki yıkılmış, eskimiş yıkılmak üzere olan harabeler
Efes harabeleri değildir. O yıkıntılar içinden nice
hayatların, nice değerlerin geçip gittiğini (İmam
İsmailleri Deli Hüseyinleri Emin Çöneleri Deli Muratları
İbrahim Hocaları Topal Ruhileri ve Sıhya Nurettinleri )
düşünür ve geçmişe dalarsınız.Bir süre İçinizi
önleyemediğiniz bir hüzün sarar ve daha dün gibi kendi
yaptığımız tahta arabalara ali tepeden, yukarı köyden,
mihre den bindiğinizi hatırlarsınız.
Köyün yoluna takılır da gittiğin yerlere beni de götür
derseniz, yaylalara doğru yolculuğunuz başlamıştır
bile.. Yolunuz üzerindeki yeni doğmuş oğlak ve kuzuları
ile karşılaştığınız çobanlar sizi selamlamaktan tarifsiz
haz duyar gururlanırlar.
Kepezden, kendinizi gökyüzüne yakın ve dost hissederken; dört
yanınızda seyre daldığınız bütün güzelliklerin
ayağınızın altında kaldığını görürsünüz.
Akşam üstü Güneşin veda ettiği saatlerde gönlünüzde farklı
bir gün yaşamanın verdiği haz ve içinizdeki huzurla
evinize dönebilirsiniz artık...
Unutmayın!...
Bu gün, yarın, sonra gibi ertelediğimiz günlerde belki çok
geç olabilir.
Köyde hepimizi seven ve bekleyen kalpler var.
|